SAĞLIK HİZMETLERİNDE KALİTE

SAĞLIK HİZMETLERİNDE KALİTE

Bir Japon kız çocuğu doğduğunda 85 yaşına kadar yaşama beklentisine sahipken, Sierra Leone' de doğan diğer kız çocuğunu 36 yaşına kadar sürebilecek bir yaşam beklemektedir. Japon kız çocuğu, yeterli beslenme, bağışıklama ve iyi bir sağlık ortamına sahip olacaktır. Eğer anne olursa, yüksekkalitede anne bakım hizmeti alacak, yaşlandıkça bir kronik hastalığı olacak ama çok ileri düzey tedavi ve rehabilitasyon olanakları önünde olacak ve ortalama

olarak yıllık 550$ veya gerektiğinde daha yüksek rakamlarda ilaca erişimi olacaktır. Bu arada Sierra Leona'deki kız çocuğunun bağışıklama hizmeti alma olasılığı oldukça düşüktür. Tüm çocukluk çağı boyunca yüksek olasılıkla düşük kilolu olacaktır. Muhtemelen adölesan dönemde evlenecek, eğitimli kimselerin yardımı olamadan 5-6 ya da üzerinde doğum yapacaktır. Bunlardan biri ya da birkaçı bebeklik çağında ölecektir ve bunun yanında kendisinin de doğum ve gebelik esnasında ölme olasılığı oldukça yüksek olacaktır. Hastalanacak olursa yıllık ortalama 3$' lık ilaca ulaşabilecek, orta yaşlarını görecek olursa o' da kronik hastalık geliştirecek ve tedaviye ulaşamadan ölecektir. Bu tablo aslında tıbbın ve

halk sağlığının neler yapabileceğine işaret etmektedir (Geleceği Şekillendirmek,

2003: 1).

Global düzeyde sağlık eşitsizliklerinin ekonomik, siyasal ve sosyal olmak üzere

birçok nedeni bulunmaktadır. Ancak insanların kolay erişilebilir, ekonomik ve

kaliteli sağlık hizmeti alma hakları göz ardı edilemez. Tüm dünyada sağlık

hizmetinin erişilebilir, ekonomik ve kaliteli olması konusunda bir duyarlılığa ihtiyaç

bulunmaktadır. Bu çalışmada sağlık hizmetlerinde kalite konusu ele alınmaktadır.

Dünyada sağlık hizmetleri konusundaki hassasiyet hergeçen gün artmakta,

birçok ülke sağlık alanında ciddi çalışmalar yürütmektedir. Örneğin 1997 yılında

İngiltere'de işbaşına gelen İşçi Partisi hükümeti sağlık reformuna yönelmiş ve bu

reformun ana temasını kalite olarak belirlemiştir. Kalite konusundaki reform

çalışması üç başlık altında toplanmıştır. Bunlar; kalite standartlarının

tanımlanması, bu standartlara uygun kaliteli hizmetin sunulması ve heryerde en

yüksek kalitede sağlık hizmetinin sunulduğunun izlenmesi biçiminde

belirlenmiştir. Reform çalışması tümüyle bu üç beklentinin gerçekleştirilmesine

yönelik politika, strateji ve taktiklerden oluşturulmuştur. Bununla birlikte ikinci

safhada kültürel dönüşümün gerçekeleştirilmesi hedef olarak seçilmiştir. İngiltere

dışında birçok ülkede benzer çalışmalar, benzer hedeflere ulaşmak üzere,

benzer içeriklerde planlanmış ve hayata geçirilmiştir (Mannion, 2000:112 ).

Sağlık hizmetlerinde kalite konusunun son yıllarda sıklıkla gündeme gelmesinin

belirli sebepleri bulunmaktadır. Bunlar içinde öncelikli üç sebepten söz edilebilir.

Sağlık hizmetlerinin bütün dünyada ağırlıkla kamu tarafından sunulan hizmetler

olması nedeniyle devlet bu konuda etkileyici rol oynamaktadır. İkinci olarak,

müşterilerin ve diğer paydaşların sağlıkta kalite konusunda talepleri söz konusu

olmaktadır. Son olarak da hastane yönetimlerinin inisiyatifleri neticesinde artan

bir ilgi gündeme gelmiştir. Devletin sistemde ağırlıklı olarak hizmet sunucusu

biçiminde yer alması, kalite çalışmalarına ilgisini arttırmıştır. Başlangıçta birçok

hükümet maliyetleri üstlenirken, bugün organizasyon, yönetim ve kalite ile

ilgilenmekte ve birçok ülkede kalite iyileştirme konularında görev üstlenmektedir

(Kunst ve Lemmink, 2000: 1124).

Türkiye'de bu bağlamda kapsamlı olarak kamu yönetiminde yeniden yapılanma

konusunda çalışmalar yapılmaktadır. Başbakanlık tarafından planlanan ve reform

olarak öngörülen bu çalışmalarda akademik çevreler, sivil toplum kuruluşları,

medya ve bireylerin katkılarıyla bir zihniyet dönüşümünün gerçekleşeceği öne

sürülmektedir1. Bu kapsamda bir reform sürecine hazırlanan kamu hizmetleri,

değişik alanlarda toplumun gereksinimlerini karşılamaktadır. Sağlık hizmetleri de,

önemli kamu hizmet alanları arasında yer almaktadır. İdari otorite tarafından

benimsenen yeniden yapılandırma çalışmalarında ihtiyaçlara uygunluk,

yönetişim, vatandaş odaklılık, stratejik yönetime geçiş, performansa dayalı

değerlendirme, denetimde etkililik, etik kurallara ve insana güven esaslı bir

anlayışın benimsenmesi (Bkz.: Kamu Yönetiminde Yeniden Yapılanma, 2003:

83-88) sağlık hizmetleri açısından da büyük önem taşımaktadır. Sağlık

hizmetlerinin toplumun her kesimi için önemi dikkate alındığında, reform

çalışmalarının bu alanda öncelikle uygulanması gerekli görülmektedir (Bkz.:

Sağlıkta Dönüşüm, 2003).

Sağlık hizmetlerinde kalite konusunu inceleyen bu çalışmanın birinci kısmında

kavramsal açıklamalara yer verilmektedir. İkinci kısımda sağlık hizmetlerinin çok

boyutlu ve kapsamlı niteliği dikkate alınarak sağlık hizmet sunumu açıklanmakta

ve çalışmanın odaklandığı alan olarak yataklı tedavi kurumlarında 2kalite

çalışmaları ele alınmaktadır. Son olarak TKY'nin sağlık sektöründe karşılaştığı

sorun alanları ve çözüm yolları analiz edilmektedir.

1 Nicelikyerine kalitenin vurgulandığı bu dönüşümde, sanayi toplumuna göre kurgulanmış kurumsal

yapıların tasfiye edilerek yerine; idare etme anlayışından yönetime, bürokrasi merkezli yapıdan birey

ve toplum merkezli yapıya geçilmesi, bu sayede yönetimde tek taraflı belirleme yerine katılımcılığın

öne çıkarılması hedeflenmektedir. Bu çalışmalarda ayrıca gündelik sorunlarla boğuşmaktan stratejik

yönetime, sonuç odaklılıktan süreç odaklılığa, aşırı ve hantal bürokrasiden etkililiğe ve kapalılık

kültüründen saydamlığa geçileceği, bu sayede, hiyerarşik ve kurallara dayalı denetimin terk edilerek,

performansın öne çıkarıldığı ve kamuoyuna dayalı çok aktörlü denetimin uygulanacağı

öngörülmektedir. Çalışmalar ile yönetimin etkili ve demokratik kılınması, halka yaklaşması ve hizmet

odaklı hale gelmesi amaçlanmaktadır (Kamu Yönetiminde Yeniden Yapılanma, 2003: 80).

2 Bu çalışmada Türk sağlık mevzuatında yer aldığı biçimiyle "Yataklı Tedavi Kurumu" kavramı, ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerinin yerine getirildiği "Hastane" kavramı ile aynı anlamda ve zaman zaman birbirleri yerine kullanılmıştır.

 

II. KAVRAMSAL ÇERÇEVE

Sağlık hizmetleri, sunumu, finansmanı, tedarik süreçleri ve paydaşları ile ayrı ayrı

analiz edilmesi gereken çok boyutlu ve kapsamlı hizmetlerdir. Birinci basamak

sağlık hizmetleri konusunda Sağlık Bakanlığı Aile Hekimliği modeli ile yeni bir

yapılanma çalışması sürdürmektedir. Birinci basamak sağlık hizmetlerinde kalite

konusu, bu değişimi de dikkate alarak analiz edilmesi gereken önemli bir çalışma

alanıdır. Bu çalışmada sınırlılık gereği, özellikle sağlık sisteminin ağırlıklı kısmını

oluşturan 2. ve 3. basamak hizmetlerin sunulduğu hastaneler üzerinde

yoğunlaşılmıştır.

Türk sağlık sisteminin önemli hizmet sunum alanlarından biri olarak kamuya ait

hastaneler, kamu kurumu niteliği ile değişen ve gelişen şartlar altında faaliyet

göstermektedirler. Başarılı olmaları ve çağın gereklerine uyum sağlayabilmeleri

için çağdaş dönüşümleri gerçekleştirecek araçları kullanmaları kaçınılmazdır. Bu

kapsamda bir felsefe ve yönetim yaklaşımı olarak kalite yönetimi, hastaneler için

değişen koşullara uyum sağlamayı kolaylaştıracak bir hizmet görebilecektir. Bu

sebeple çalışma, sağlık hizmetlerinde kalitenin, sağlık kurumlarında kalite

yönetimi anlayışının yerleşmesine bağlı olduğu görüşüne dayanmaktadır.

Bu çalışmanın temel kavramları arasında yer alan sağlıkta kalite kavramı ile;

sağlık sistemi içinde yer alan tüm bileşenlerin hasta mutluluğunu esas alacak

biçimde yönetilmesi ifade edilmektedir. Bu da sağlık sisteminde kalite yönetimi

çalışmaları ile gerçekleştirilecek bir hedef olarak görülebilir. Ayrıca hasta

memnuniyetinin ötesinde, çalışanların memnuniyeti de sağlık sisteminde kalitenin

sürdürülebilirliği açısından önemli bir unsurdur.

Türkiye'de sağlık sistemi içinde yer alan yataklı tedavi kurumlarında

gerçekleştirilen kalite yönetimi çalışmaları ele alındığından sağlıkta kalite ve

kalite yönetimi ile yataklı tedavi kurumlarında yürütülen kalite çalışmalarının

açıklanması gerekmektedir. Aşağıda bu konulara ilişkin değerlendirmelere yer

verilmektedir.

1. Sağlık Sisteminde Kalite ve Kalite Yönetimi

Sağlık, insan yaşamının sürdürülmesinde, yaşam kalitesinin yaratılmasında ve

korunmasında özel bir öneme sahiptir. Sağlık hizmeti sunumu, kişilerin yaşam

kalitesini ve mutluluğunu doğrudan etkileyen bir alan olarak görülmelidir. Bu

kapsamda sağlık hizmetlerinin düzeyi, ülkelerin gelişmişlik düzeyinin de bir

göstergesi olarak kabul edilmektedir.

Sağlık hizmetlerinin farklı özellikleri bulunmaktadır. Öncelikle sağlık hizmetinin

arz ve talebi arasında eşitsizlik vardır. Sağlık piyasalarında tüketiciler satın

alacakları mal ve hizmetlerin miktar ve kalitesini tayin edemezler. Bununla birlikte

sağlık hizmetleri, diğer piyasalardaki mal ve hizmetlerin aksine standart değildir

ve tüketiciler çoğunlukla satın aldıkları hizmetin özellikleri hakkında sınırlı veya

yanlış bilgiye sahiptirler. Sağlık hizmetinin tüketimi tesadüfidir ve hastanın,

hastalık riskine bağlı olarak yapacağı masraflar belirsizdir. Bu durum sağlık

hizmeti talebinin belirsiz olmasına neden olmaktadır. Bireyler hizmetin niteliği ve

niceliği hakkında bilgi sahibi değildir ve pazarlık şansları bulunmaz. Sağlık

hizmetlerinde homojenlik sağlamak güçtür ve bu hizmetler ikame edilemediği gibi

aynı zamanda ertelenemezler. Ayrıca kâr amacı güden ve gütmeyen kurumlarca

sağlanmaktadır ve sağlık hizmetlerinin maliyetleri ile fiyatları arasında zayıf bir

korelasyonun bulunduğu ifade edilebilir

Bu özelliklerde özgün bir hizmetin sunulduğu sağlık kurumlarında kalite, birçok

kuruma göre çok daha hayati ve öncelikli bir öneme sahiptir. Sağlık; Dünya

Sağlık Örgütü'nce (WHO) ölçümlenmesi oldukça karmaşık3bir tanımlama biçimi

ile "bedensel, ruhsal ve sosyal iyilik hali" olarak ifade edilmektedir. Sağlık

Sistemi, sağlık tanımı kapsamındaki gereksinimleri içeren, karmaşık ve birbiri ile

etkileşim halindeki öğeler bütünü olarak ifade edilebilir (Özalp ve diğerleri, 2000:

244).

Sağlık sisteminin tüm unsurları, sağlık hizmeti talep eden tarafların ihtiyaçlarının

karşılanmasına eksiksiz hizmet etmelidir. Sağlıkta kalite için sağlık sistemi ile ilişkili

sektörlerin, yüksek kaliteyi minimum maliyette ve en kısa sürede sunmayı

hedefleyen bir biçimde lojistik unsurları sağlamaları gerekmektedir. Sağlık

hizmetlerinde kalite açısından lojistik desteğin büyük önem taşıdığı dikkate

alınmalıdır.

Bununla birlikte hizmet sunumunun ikinci önemli bileşeni 1. basamak sağlık

hizmetleridir. Bu kademede sunulan hizmetin ulaşılabilir, etkili ve kaliteli olması,

sağlık hizmeti talep eden tarafların memnuniyetini arttıracak önemli bir konudur.

Ayrıca sağlık hizmetlerine ihtiyaç duyan bir kesim de evde bakıma muhtaç kişilerdir

ve bu hizmetin de profesyonel olarak kaliteli biçimde sunulması sağlıkta kalite

açısından önem taşımaktadır. Kalite, sağlık sektöründe farklı paydaşlar için farklı anlamlar içermektedir. Kaliteyi

sisteme hakim kılmanın yolu, farklı paydaş beklentilerinin dikkate alınması ve

izlenmesidir. Tedarikçilerin, hastaların ve doktorların farklı beklentileri arasında

mutlaka denge kurulmalı ve hesap verebilir niteliklere sahip bir sistem

tasarlanmalıdır (McGlynn, 1997: 7).

Doğal olarak 2. ve 3. basamak sağlık hizmetlerinin görüldüğü hastaneler de sağlık

hizmetlerinin kalitesi açısından önemli bir yere sahiptir. Hastanelerde sunulan sağlık

hizmetinin kalitesinin artırılması konusu, çalışma boyunca ele alınmaktadır.

Sağlık sisteminin genel görünümünden sonra, kalite ve sağlıkta kalite konusundaki

açıklamalar yol gösterici olacaktır. Öncelikle kalite; müşteri isteklerini önceden

tahmin ederek, beklentilerinin ötesine geçmek ve ürünün (ve/veya hizmetin) doğal

yaşamı boyunca müşteriyi memnun etmek olarak tanımlanabilir (Yamak, 1998: 86).

Sağlık açısından değerlendirildiğinde, hasta beklentilerinin karşılanması ve bunun

ötesine geçereksunulan hizmetin uzun süreli bir memnuniyet yaratması anlaşılabilir.

Burada hasta beklentisinin ne olduğu önem kazanmaktadır. Hastaların, ne tür bir

tıbbi bakım alması gerektiği ile ilgili tercih ve değerlendirme yapma olanağı, diğer

hizmetlere oranla yok denecek kadar azdır. Hasta yalnızca bakım çevresi ve sağlık

profesyonellerinin davranış biçimleri hakkında bir değerlendirme yapabilmektedir.

Sadece bu değerlendirmelere dayalı olarak kalite ölçümü yapmak, yanıltıcı sonuçlar

verebilir (Kavuncubaşı ve Esatoğlu, 1998: 270). Örneğin, hastaların beklentileri çok

düşük ise, bu beklentilerinin karşılanması, verilen hizmetin kaliteli olduğu anlamına

gelmemektedir (Kavuncubaşı, 2000: 270).

 

Sağlık hizmetleri sistemindeki tüm öğeler, aslında toplumu oluşturan bireylerin

hastalanmadan önceki sağlık hallerini güvenceye almak üzere koruyucu sağlık

hizmetleri, toplum sağlığı hizmetleri ile başlayan, birinci, ikinci ve üçüncü

basamak sağlık hizmetleri ile devam etmekte olan iç içe geçmiş hizmetler

bütünüdür. Hedef toplumu oluşturan bireylerin sağlıklı hallerini sürdürmelerini

sağlamak, hastalanmaları durumunda ise en kısa sürede kaliteli sağlık hizmeti

sunarak eski sağlıklarına kavuşmalarını temin etmektir. İnsana ait en önemli

varlıklardan olan sağlığın korunması ve sürdürülmesinde kaliteli sağlık hizmeti

sunulması, hizmeti sunanların sorumluluğu, sistemi finanse eden vatandaşın da

hakkıdır.

Sağlıkta kalite4, kalite yönetimi anlayışı ile gerçekleştirilebilecek bir hedef olarak

değerlendirilmektedir. Kalite yönetimi; organizasyonda liderlik, yönetim, insan,

sistem ve ürün kalitesinin bir arada sürekli olarak geliştirilmesini; kalite geliştirme,

kalite planlama ve kalite kontrol çalışmalarının yapılmasını ve aynı zamanda kalite

güvence sistem standartlarının oluşturulmasını amaçlayan yönetim anlayışı olarak

tanımlanabilir. (Aktan, 1999: 1) Bunun sağlık sektöründeki karşılığı, özet olarak

"hasta mutluluğu" biçiminde tarif edilebilir. Doğru teşhis, doğru tedavi, beklemeksizin

ve güler yüzlü hizmet, temiz hastane, ferah bir ortam, uygun fiyat, vb. gibi hastanın

mutluluğuna dönük faaliyetler bütünü, sağlıkta kalitenin unsurları olarak

değerlendirilebilir (Morgil ve Küçükçirkin, 1995: 33).

Kalite yönetimi anlayışında, çalışanların inanç ve isteği olayın esasını meydana

getirmektedir. Çalışanlar, pasif katılımcılar değil, aktif sorun çözücüler ve

uygulayıcılardır. Çalışanların ihtiyaçları, kuruluşun ihtiyaçları ile uyumlu hale getirilmelidir.

İnsanların tümünün saygı ve güvene gereksinim duydukları dikkate alındığında, kuruluşun bu duyguyu aşılayabildiği oranda amaçlarını benimsetmesi mümkün olabilecektir. Çalışanların bir misyonu olduğu ve her birinin yaptığı işin önemli olduğu fikri ve inancı yerleşmeli ve kabul görmelidir.

Yetki ve sorumluluk olabildiğince çalışanlara doğru dağıtılmalıdır. Müşteri

beklentileri tespit edilmeli, bunların ötesine geçip, daha iyiyi üretme heyecanı

paylaşılmalıdır. Bu bağlamda, bir yönetim felsefesi ve hatta bir örgütsel yaşam

biçimi olarak yönetim yaklaşımlarının neredeyse tümünden yararlanan TKY'de,

(Bkz.: Düren, 2000: 31-32) cezalandırma yerine ödüllendirme, yönetimin gizliliği

yerine şeffaflığı, hataların ayıklanması yerine ilk defada ve her seferinde doğruyu

üretme çabası, sürekli iyileştirme, güven ve işbirliği ön plana çıkmaktadır.

Yönetimde, geleneksel dikey örgütlemelerden, olabilecek en yatay sisteme

geçilmelidir. Bunu başarmanın yolu ise sağlık kurumlarında takımlar kurmak,

takımlara giderek artan yetki ve sorumluluk vermektir

Günümüzde yaşanan hızlı değişim ve gelişime uyum çabası, rekabet ortamı ve

mevcut ekonomik koşullar Toplam Kalite Yönetimi olgusunu gündeme getiren

faktörler olarak değerlendirilmektedir. Sağlık hizmetlerinde ise; hasta hakları, etik,

sağlık hizmetlerinin planlanarak uygulanması, çalışanların motivasyonu, hizmet

alanların ve paydaşların tam memnuniyetinin izlenmesi ve ölçülmesi, sonuçların

dikkate alınması ve kalite yönünden sunulan hizmetlerin değerlendirilmesi, kalite

yönetimi anlayışı ile mümkün olabilecek beklentiler olarak ön plana çıkmaktadır.

Sağlık alanında hastaların bilgi düzeyinin ve beklentilerinin artması TKY konusunun

önemini arttırmaktadır (http://www.saglik.gov.tr

/extras/pdf/saglikhizmetlerindekaliteyonetimi.pdf20.01.05). Sağlık sektöründe

hizmeti talep edenlerin belirleyiciliği ön plana çıkmakta ve kalite yönündeki talepleri

sektörün yapısal olarak değişmesine neden olmaktadır (Kunst, 2000: 1125).

Sağlıkta kalite ve kalite yönetimi konusundaki açıklamalardan sonra, sağlık

hizmet sunumunda önemli bir fonksiyon icra eden yataklı tedavi kurumlarına

ilişkin açıklamalara aşağıda yer verilmektedir.

2. Yataklı Tedavi Kurumları (Hastaneler)

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) hastaneleri; "hastaları kontrol altında tutan, tanı ve

tedavilerinin yanı sıra rehabilitasyon hizmetleri veren sağlık kuruluşları" olarak

tanımlamıştır. Sağlık Bakanlığı Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği'nde

hastaneler, "hasta ve yaralıların, hastalıktan şüphe edenlerin, ayakta veya

yatarak müşahede, muayene, teşhis, tedavi ve rehabilite edildikleri, aynı

zamanda doğum yapılan kurumlar" olarak tanımlanmaktadır (Özgülbaş, 1995:

20).

Hastaneler, tedavi ve tıbbi bakım fonksiyonlarının yanı sıra doktorların ve

yardımcı sağlık personelinin eğitimi, tıbbi araştırma ve toplum sağlığı gibi

hizmetleri de yerine getirmektedirler. Bu nedenle hastaneleri tıbbi bir kuruluş,

ekonomik bir işletme, doktor ve diğer personeline eğitim veren bir eğitim kurumu,

bir araştırma ünitesi, birçok meslek gruplarından kişilerin çalıştığı sosyal bir örgüt

olarak tanımlamak mümkündür (Cihangir, 1997: 10). Hastaneler toplumdaki

karmaşık ve dinamik kurumlar arasında yer alırlar. Hastane, sağlık ve bakım

sisteminin merkezi olarak düşünülür. Hastaneler, hasta ve yaralıların tedavi

edildikleri merkezler olmaları yanında, toplum sağlığının yükseltilmesinde de

önemli rol oynarlar. Hasta ve yaralıların tedavisi dışında kalan hizmetler de

önemlidir ve ayrıca bireylerin ve toplumun sağlığı üzerinde büyük etkide

bulunmaktadırlar. Hastaneler, dinamik değişken bir çevre içinde, aldıkları girdileri

dönüştürme sürecinden geçirerek, çıktılarının önemli bir kısmını yine aynı

çevreye veren, geribildirim mekanizmasına sahip sistemlerdir. Hastanenin

girdileri, maddi, mali ve beşeri kaynaklardan oluşmaktadır (Özgülbaş, 1995: 21).

Hastanelerin amacı, belli düzeydeki sağlık hizmetlerini en düşük maliyette ve en

yüksek kalitede sunmak olmalıdır. Hastane yöneticisi, bu amacı gerçekleştirmek

için hastane kaynaklarını optimum düzeyde planlayan ve kullanan kimse olarak

tanımlanabilir. Hastane yönetimi; hastane amacına yönelik olarak hizmet

unsurlarını verimli, ekonomik ve uyumlu bir biçimde harekete geçiren, bu iş

yapılırken bilimsel yönetim tekniklerini kullanan, yeni bilgi ve beceriler gerektiren,

işin yapılmasına yönelik olarak çeşitli fonksiyonları kapsayan bir bilim, sanat ve

özelleşmiş bir yönetim alanıdır. Hastanelerin kâr amacı gütmeyen kuruluşlar

olmalarına karşılık, bunların yönetimlerini işletmecilik biliminden ayrı tutmak

mümkün değildir. Hastaneler, hizmetlerini eksiksiz yerine getirebilmek için etkili

bir yönetime sahip olmak zorundadırlar. Hastane yönetimi, genel yönetimin bir

çeşididir ve planlama, programlama, bütçeleme, kadrolama, yürütme, kontrol gibi

fonksiyonları kapsar (Özgülbaş, 1995: 21).

Türkiye'de sağlık hizmet sunumunda özel sektörce kurulan hastanelerin dışında

sektörün hakimi Kamu hastaneleridir. Türkiye'de Sağlık Bakanlığı hastaneleri ile

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK)

hastaneleri yakın bir geçmişte tek çatı altında toplanmış ve Sağlık Bakanlığına

bağlı olarak hizmet vermeye başlamıştır. Bu hastaneler, Emekli Sandığı, SSK

veya BAĞKUR üyesi tüm vatandaşlar ile sosyal güvencesi bulunmayan yeşil

kartlı hastalara hizmet vermektedirler.

Etiket : SAĞLIK HİZMETLERİNDE KALİTE